FİKRİM SANAT

ufkunu açmaya hazır ol

Yazma Dersleri I: Charles Bukowski

”Gerçekten zamanı geldiğinde ve eğer seçilmişsen, kendiliğinden olacaktır ve olmaya devam edecektir, sen ölene kadar ya da içindeki şey ölene kadar başka yolu yok ve asla olmadı.” Bukowski’nin yazdığı binden fazla şiir, altı roman ve sayısız öykü onun alaycılığı ve gerçeği kirli bir dille yansıtmasıyla harmanlanmıştı. Bu yazma stili onu dünyanın en çok kutuplaşan yazarı… Okumaya Devam et →

100 Milyondan Fazla Satan 6 Kitap

”İyi kitap okumak geçmiş yüzyılların iyi insanlarıyla sohbet etmek gibidir.” Edebiyat dünyasında 100 milyondan fazla kopya satan kitap sayısı yalnızca altıdan ibaret. Bu altı kitabın satış adedi 800 milyona yakın. Listenin en geç basılan kitabı 1955 yılına ait. Özellikle eskiye baktığımızda insanların daha fazla okuyup düşündüğü aşikar, ayrıca dünya nüfusunun o zamanlar daha az olmasını… Okumaya Devam et →

Onlar’ın Kaleminden Yalnızlık

”Unutulmuş gibiyim ben. Ve insanBir bakıma unutulmuş gibidir.” Kısa dizelerde vurucu gerçeklikler ortaya koyan Özdemir Asaf, her şiir severin en sevgilisi Edip Cansever, duygularımızın tercümanı Şükrü Erbaş, şiirde ahenk ve sesin kuramcısı Ahmet Muhip Dıranas, bizlere yalnızlığı anlatıyor. Edip Cansever-Tragedyalar V LUSİNUnutulmuş gibiyim ben. Ve insanBir bakıma unutulmuş gibidirBilmem ki, nasıl anlatmalı, yalnız bile değilim.Belki… Okumaya Devam et →

Vadim O Kadar Yeşildi Ki

”Vadim öbür dünyaya geçmiş olanların vadisi. Bir zamanlar o kadar yeşildi ki.” Richard Llewelly’in tarafından yazılan ve asıl adıyla ”How Green Was My Valley” romanı, Galler bölgesinde maden işçisi bir aileyi odak noktası içine alıyor. İngiliz romancılara has dokuları yansıtan, biraz şiirsel, biraz nükteli ve biraz da gerçek dramı anlatan bu kitap, Kraliçe Victoria döneminde… Okumaya Devam et →

Şükrü Erbaş: Çırpınma

“Sevme korkusu öyle kötürüm etti ki herkesi, yalnızlıktan bunalan insan, dönüp yine kendi yalnızlığına sığınıyor.” Sen evden çıktın ya, eşik önünden aktı, pencere ardından koştu. Kalabalık içinde yabancı kalma diye aynadaki gülüşün, kaküllerindeki rüya, sandıktaki kokun, üstüne gökyüzü oldu. O uzak, soğuk, kocaman şehir birden ev içine döndü. Ben titreyerek baktım ardından. Kötü bir yalnızlık… Okumaya Devam et →

Şükrü Erbaş: Her Söz Boşluğunu Da Beraber Getiriyor

Edebiyatımızın büyük ustalarından Şükrü Erbaş ile söyleşi gerçekleştirdik. Şükrü Erbaş diyoruz ama elbet biraz konuşmak gerek. Yazar, şair, filozof.. kısacası hayatın her alanına dokunan ve bizlerin tarif edemediği kendi duygularımızı dizelerinde yaşattığı için şimdiden ölümsüz olmuş biri. Öyle bir şair ki bazen ona sığınmaktan başka çare gelmiyor, o güzel sesiyle okuduğu şiirlerinden bir gece olsun… Okumaya Devam et →

Chester Bennington’un İntiharı

 ”Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, yalnız kargaşa var.” Linkin Park 2000’li yıllarda parlayan ve hala milyonlarca hayranı olan özel bir grup, bu grubun solisti olan Chester da 2017 yılından aramızdan ayrıldı, dahası ayrılmak istedi. Bugün onun ayrılışının 3. yıl dönümü, 20 Temmuz. Birçok hayranı için isyan niteliğinde, birçoklarının kendisini babasız hissetmesine yol açan bu… Okumaya Devam et →

Steinbeck’ten Oğluna Mektup: ”Sakın Kaybetmekten Korkma”

”Henüz vaktin varken tomurcukları topla. Zaman hala uçup gidiyor. Ve bugün gülümseyen çiçek, yarın ölüyor olabilir.” Sevgili Thom, Sabah olduğunda mektubunu aldık, ilk önce mektuba kendi görüşümle cevap vereceğim, Elaine de kendi görüşüyle cevap verecek. Öncelikle, aşıksan bu iyi bir şeydir, hatta bir insanın başına gelen en iyi şeydir. Sakın bunu küçümsemelerine izin verme. İkinci… Okumaya Devam et →

Genç Werther’den Hayali Dostu Wilhelm’e Bazı Haykırışlar

”Güzelliği görebilen ruhlar, bazen yalnız yürümek zorundadır.” Genç bir ressam olan (tıpkı Goethe gibi) ve tutkulu bir ruhu barındıran Werther, kurgusal dostu olan Wilhelm’e yaşadığı zorluğu ve heyecanı mektuplarla anlatır. Werther bir nevi Goethe’dir, ayrıca bu kitabı yirmili yaşlarda yazmıştır. İçten çıkılamaz bir zorluk ve kimselere bir şey anlatamayan genç karakterimizin yaşadıkları yazıldığı dönemlerde Almanya’da… Okumaya Devam et →

Oğuz Atay: Tutunamayanlar Üzerine Röportaj

”İlk çekingenlikler ne kadar tatlıdır. Oysa insan, bu beceriksizlikleri bir an önce yenmeye çalışır. Bütün gücüyle büyüyü bozmak, buzları kırmak için uğraşır.” Oguz Atay, Tutunamayanlar ile birçok edebiyat eleştirmeninin tepkisini ve dikkatini çekmişti, o zamanlar henüz bu türe tam alışkın olmayan bazı okurlar, postmodern anlatımla yazılan ve karmaşık gibi gözüken bu eseri her ne kadar… Okumaya Devam et →

Yükleniyor…

Bir yanlışlık oldu. Lütfen sayfayı yenileyin ve/veya tekrar deneyin.


Hayat kısa, uyanık kal.

Yeni içerik doğrudan gelen kutunuza iletilsin.

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑