Edebiyat dünyası bazı şeylere alışkındır, bazı şeylere ise daha çok alışkın.Örneğin ölümünden sonra ün kazananlar, yaşadığı zaman değeri bilinmeyenler.Bu yazımızda nihai huzurlarına kavuşurken parasızlık içinde göçen 5 yazarı inceleyeceğiz.

1.Alexandre Dumas Pére  ”Para iyi bir hizmetçi, kötü bir öğretmendir.”

Siyah Lale, Demir Maske, Üç Silahşörler ve Monte Kristo Kontu gibi dünya klasikleri kütüphanesine bir çok eser bırakan Fransız yazar, yanlış anlaşılanın aksine yaşamı boyunca yoksulluk ve sefalet çekmedi.Yazı hızı ve farklı alanlarda verdiği eserlerle birlikte serveti diğer yazarların erişemediği ölçüde büyük oranda artmıştı.Küçük yaşlarda avukat olmayı isteyen ünlü yazar, bu düşüncesini gerçekleştirememiş ve Fransız sarayında hizmet etmeye başlamıştır.Belkide sarayın ve lüks yaşantının bu kadar içinde olması, yazarın pahalı zevklere daha çok harcama yapmasına neden olmuştur.

Yaşamının son anlarına kadar tıpkı diğer bir yazar olan Dostoyevski gibi borçlarını kapatmaya adayan yazar, biyografisinde akrabalarının borçlarının kapattığını ve neredeyse açlıktan öleceğini vurgulamıştır.

2.Ahmet Hamdi Tanpınar ”Yoksulluğa alıştım, ihtiyarlığa alışamadım.”

1923 yılında İstanbul Üniversitesi’nden mezun oldu.Ülkenin dört bir yanında edebiyat öğretmenliği yaptı.Yaşamına ve Türk Edebiyatına bir çok eser veren yazarın maalesef parasızlık ve hastalıklarla başı hiçbir zaman beladan kurtulamadı.

26 veya 27 Ekim 1958 Modern Türk edebiyatı üzerine okumalar ;

Bugün karaciğer muayenesi için hastaneye gidiyorum. İçimde her şey alt üst. Bittabi hastalığımdan ziyade parasızlıkla meşgulüm. Cebimde yalnız bir lira var. Parasızlığım büyük hastalıklar gibi hemen hemen hiçten başladı, büyüdü, çoğaldı beni altına aldı. Etrafım alacaklı ile dolu. Cebimde borç senetleri var. Şu anda yalnız borçla ve atıfetle yaşıyorum ve borç beni çıldırtacak.

Saatleri Ayarlama Enstitüsü,Huzur,Beş Şehir kitaplarının yazarı hayatının son demlerinde yukarıdaki cümleleri günlüğüne yazıyordu.

3.Tolstoy ”Bozuk para insanın cebini deler bozuk insanda kalbini. Bu yüzden ikisini de harcayın gitsin.”

Alıntıdan da anlaşılacağı üzere büyük yazar hiçbir zaman para kaygısı gütmemiş hatta zengin sayılabilecek bir durumda dünyaya gelmişti.Kendi olduğu konumu haksızlık sayan Tolstoy ailesinin yanından ayrılmış ve yoksul köylülerle yaşamını geçirmeye başlamıştı.Kim bilir belkide köylülerden ilham alarak yazmıştı o büyük eseri Savaş ve Barış’ı.

Yazar topraklarını köylülere dağıttı, parasız insanlara yardım etti ve iş sağladı,bununla yetinmeyip kitaplarının telif hakkını reddetti.Kendi paltosunu kendi dikti,kendi ayakkabısını kendi tamir etti ve her şeyini bağışladı.Nihai son onu bulduğunda bir tren garında tek başına ölmüştü.Yanında sadece eserlerini yazdığı kalemi ve romanları vardı.

4.Mehmet Akif Ersoy ”Soğukta paltosuz.”

1920 İstiklal Mahkemeleri ve polis takibi nedeni ile Mısır’a gitmek zorunda kalan Akif’in yaşamının son yılları yoksulluk içinde geçti.Musul’da belirli bir süre vakit geçiren Ersoy’un Sebilür-Reşad dergisi kapatıldı.Mısır’da insanların evine yiyecek getirmesi onu üzdü ve farklı bir eve taşındı.Daha sonraları Lübnan üzerinden tekrardan memlekete dönen yazar 61 yaşında aramızdan ayrıldı.

İstiklal Marşı’nın yazarının cenaze töreni bile yapılmamıştı.Vefatından birkaç yıl geçmiş ve üniversite öğrencileri tarafından mezarı yaptırılmıştı.Ölümünden sonrada yakası bir türlü bırakılmıyordu çünkü Safahat eseri siyasi atmosfer nedeni ile anca 1940’lı yıllarda basılabildi.

5.Edgar Allan Poe “Tüm dostlar uçup gitti, uçan umutlarım gibi.”

Dosteyevski üzerinden benzetme yapacağımız ikinci yazar Edgar Allan Poe’dir.Tıpkı Rus yazar gibi oda kumara düşkündü.Diğer bir sanatçı Van Gogh gibi asla yaşamında değeri bilinmedi.Tıpkı onun gibi eserlerini satamıyordu veya yok pahasına satıyordu.Yazarların yaşamlarında değerlerinin bilinmesinin belkide en büyük kurbanı olan Poe, 3 dolarlık ev kirasını bile çıkaramıyordu.Ligieiay adlı kuzgun ve güzel saçlı eşi hakkında yazdığı eseri 4 aylık kirasını anca karşılayabilmişti.Dünyaca ünlü kitabı Kuzgun ise daha azını.

Tıpkı yaşamlarında değeri bilinmeyen yazarların ölümünden sonra minnet edilmeleri gibi, Edgar’ın yazma eserleri ölümünden sonra on binlerce dolara satıldı.Fakat o 40 yaşında tek başına dünyadan çoktan göçmüştü..

Parasızlık, aşkın büyük düşmanıdır.

-Cervantes

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s