Lord Henry Wotton

Bazı romanlar vardır ki baş karakterleri ile ön plana çıkarlar. Kimisi büyük bir aşk hikayesini anlatır, bazısı yaşama zorluklarını gerçeğe yakın yansıttığı için popüler olur, hatta bazıları hiçbir şey anlatamadığı için Nobel ve Pulitzer ödüllerine layık görülür. Ve bazı romanlar vardır ki birinci karakteri gölgede bırakacak kadar keskin zekalı karakterleri içerir. Bu karakterler romanın popüler olmasında büyük emekler taşır. Hiç şüphesiz edebiyat dünyasının en önemli ikinci karakterlerinin başını çeken Henry Wotton, Dorian Gray’in Portresi’nde en çok dikkat edilmesi gereken karakterdir.

Oscar Wilde

”Akıp giden bir bataklığın içindeyiz, fakat bazılarımız yıldızlara bakıyor.”

Öncelikle Oscar’ı tanımamız gerek. Ahlaki anlayışı ve cinsel eğilimleri nedeni ile bir çok kez eleştirilen, sanat dünyasında yerden yere vurulan, 19. yüzyıla damgasına vuran bir yazardır. 1854 yılında İrlanda’da doğmuştur. Britanya’nın edebi zekası ve farklı kişiliği daha çok şiir, oyun, öyküler kaleme almış ve yazdığı tek roman ise anlaşıldığı üzere Dorian Gray’in Portresi’dir. Oscar Wilde tutuklandığı ve mahkemeye çıkarıldığı zaman, Dorian Gray’in Portresi yazarın mahkemelerde aleyhine kullanılan tek delil olmuştur. Dava sonucu iki yıl kürek çekme cezasına çarptırılmıştır ve cezadan sonra beş parasız yaşayıp, köhne bir otel odasında hayatını kaybetmiştir. Zaten edebiyat dünyası böyle şeylere her zaman alışkındır.

Bir çok başarılı eser yazarsınız, dönemine damgasını vuran ve gerçekliğin damgasını eleştiren; Ciddi Olmanı Önemi , Önemsiz Bir Kadın gibi eserleri yazdığınızda insanlar sizleri destekleyecek, oyunlarınız salonları dolduracaktır. Halkın o sevgili yazarısınızdır artık. Fakat iyi her zaman iyi değildir. Oscar içinde öyle olmadı. İki yılın ardından cezası bittiğinde herkes ona iyi gözüyle bakmıyordu. Ahlaki eğilimi nedeni ile edebiyat başarısı gölgede kalmıştı. Bir şeyler yapılması gerekiyordu elbet, fakat Wilde bu dünya için artık elini bile kıpırdatamazdı.

“Bu gece günceme yazacağım.”
“Neyi?”
“Ateşten eli yanan çocuğun ateşi sevdiğini.”

Bu romanın diğerlerinden hariç iki özelliği var. Birincisi baş karakteri gölgede bırakacak bir saklı dehayı içermesi. İkincisi ise romanın alevlenme sahnesi açısından diğer romanları açık ara geride bıraktığıdır. Alevlenme sahnesi her kitapta belki bir sayfa belki onlarca sayfa süren ve kitabın en alıcı kısmını içeren sahnedir. Daha çok kitabın bitiminde karşımıza çıkan, okuyucuyu şok eden veya okurken ayağa kaldıracak cinsten diyalogları içeren sahnelerdir.

Bu kitaptaki alevlenme sahnesinin baş rolleri ise Wotton ile Dorian arasındadır. Öncelikle Wotton kitapta sık sık Henry ile çağrılıyor. Gerek Dorian, gerekse Dorian’ın o güzel portresini çizen Basil Hallward gibi yazının geri kalanında ona sadece Lord Henry diyeceğim. İlk başlarda genç bir delikanlı olan Dorian güzelliği ile sosyeteye nam salmış bir kişiliktir. Kafasında iyiye yer veren, genelde Basil Hallward’ın resim atölyesinde ona poz vererek vaktini harcayan biridir. Ve bir gün karşısına hedonist Lord Henry çıkacaktır.

Dorian Gray [By Gerwell]

” Ömürlerinde tek bir kez sevenlerdir asıl sığ olanlar. Onların vefa, sadakat diye adlandırdıkları şeyi ben, ya alışkanlığın verdiği rahatlığa ya da hayal gücünün yokluğuna bağlarım.”

Hedonizim nedir? Hazcılık olarak nitelendireceğimiz ve Sokrates’in öğrencilerinden Aristippos’un öğretilerinden yalnızca biri olmakla birlikte yaşamın akışında haz ve zevkten başka her şeyi anlamsız bulur. Hedonizmi savunan bir birey hayatının merkezine hazcılığı koyar. Hayatta her şeyden haz alma fikrini kafasında dolaştırır. Ayrıca mutlak mutluluğun peşinden koşup zevki aramaktan haz alırlar. Onlara göre cinsellik, oburluk ve güzellikten başka diğer her şey önemsizdir. Lord Henry ise felsefesinde güzelliği koyan hedonist karakterimizdir.

Kitabın başında Dorian yaşamının verdiği heyecan ve güzellikle herkesin ilgisini çekiyor, daima ön planda oluyordur. Tıpkı sık sık parti düzenleyen ve partilerin adamı olarak nitelendirilen Henry’nin zekası gibi Dorian’da yakışıklılığı ile ön plana çıkmaktadır. Ve her şey Dorian’ın Henry ile o ilk sohbeti gerçekleştiği anda başlar. Henry tarafından tam güzelliğin gelip geçen bir olgu olduğu fikrini ve bir zaman sonra güzelliğini yitirince insanların eskisi gibi onla tanışmak için sıraya girmeyeceğini söyler. Dediğim gibi Lord Henry hedonisttir. O, güzelliğin felsefesini Dorian’a anlattığında genç karakterimiz içsel bir bulanım yaşar ve şu sözleri söyler ”Sahip olunmaya tek değer şey gençliktir.
İhtiyarlamaya başladığım zaman kendimi öldüreceğim.

Esasında Dorian’ın evrimi ve Henry’nin onu nasıl değiştirdiğinin bu ilk cümlesidir. Lord Henry kitapta bir çok kez Dorian ile konuşmalarını sürdürür. Dorian’da ondan bir türlü kopamamaktadır. Kitabın ilerleyen kısımlarında Henry’nin onu kötü etkilediğini düşünse de bir türlü ondan vazgeçmeyecektir.

Güzelliğin ve hazzın tek önemli nokta olduğu konusunda Henry tarafından değiştirilen Dorian, bir dilek benzeri bir şey söyler. Hayatında geçireceği yılların izlerini kendi vücudu değilde Basil’in yaptığı portreye aktarılmasını isteyip uyuyakalır. Daha sonraları ise olacaklar Henry’nin onu yönlendirmesi ile daha kötü bir hal almaya başlayacaktır.

“Ya sanata ne diyorsun?” diye sordu.
“Bir illettir.”
“Aşk?”
“Yanılsama.”
“Din?”
“İnancın yerini tutan günün modası.”
“Sen kuşkucusun.”
“Hiç de değil. Kuşkuculuk imanın başlangıcıdır.”
“Ya nesin sen öyleyse?”
“Tanımlamak kısıtlamaktır.”
“Bir ipucu ver bana.”
“İp dediğin kopar. Labirentte kaybolabilirsin.”

Bu kitapta bana göre yazar bir şeyi anlatmaya çalışmaktadır. Tıpkı ilerleyen süreçlerde Dorian’ın da cinsel eğilimleri, değişiminin getirdiği süreçlerle birlikte değişmekte; aynı yazar gibi bu konuda benzerlik taşımaktadır. Bazı kitapları her yıl okuduğunuzda farklı farklı detaylara varırsınız. Bunda olduğu gibi yazarın gerçekte yaşayan farklı bir Lord Henry gibi değiştirildiği fikri mantıklı gelebilir. Belkide yazar yazması istediği değil, bir şeyleri anlatmak istediği için bu tek romanı yazmıştır. Diğer bir demeç ise yazarın ” İnsanlar ve dünya beni Henry sanacak.” demesi ve aslında onunda Dorian gibi olmak istemesidir. Belkide Oscar Wilde cesaretin veya toplumun baskısından dolayı hayatını kıskandığı bir karakter yaratmak istemiş ve adına Dorian Gray vermiştir.

Romanın ilerleyen kısımlarında Dorian’ın dileği gerçekleşmiş ve kişiliği Henry’nin yönlendirmesi ile kat ve kat artmıştır. Dorian’ın yaşadığı yıllar, yaptığı kötülükler sonucu bedeninin ve zihninin kötü yansıması portreye geçmiştir. Henry aslında kadınları da küçümsemekte, onları birer araç olarak görmektedir. Örneğin Dorian fakir bir kızla vakit geçirir. Daha sonraları kızın iyiliği için ondan ayrılması gerektiğine karar verir. Çünkü Henry onun sonunda iyi niyetinin ırzına geçmiş ve saflığını yitirmesine sebep olmuştur. Kızdan ayrılan Dorian Henry’e belkide kendini ispatlamak için ondan ayrıldığını ve artık iyi biri olarak hayatına devam edeceğini söyler. Henry ise kızın artık fakir insanlarla çıkmasının imkansız olduğunu, çünkü kendisi tarafından bir kerede olsa lüks hayatı ona yaşattığı için kıza aslında kötülük yaptığını söyler. Kitap boyunca Dorian hep bu tarz cümleler tarafından kilitlenmiş, ondan hem nefret etmiş hemde sevmiştir.

”Sevgili Dorian dedi Lord Henry; orada günah yok, insanların uygarlıktan uzak olmasının nedeni budur! Uygarlığa ulaşmanın iki yolu vardır, kültürlü ve namussuz olmak.
“Kültür ve namussuzluk” diye tekrarladı Dorian. Sende ikisi de var Henry, ve bu bana korkunç bir şey gibi geliyor.”

“Evlenmenin gerçek sakıncası insanın bencilliğini yok etmesidir. bencil olmayan insanlar renksizdirler, kişilikleri yoktur. Fakat evliliğin daha çapraşık hale koyduğu bazı yaratılışlar da vardır. onlar bencillik davalarını yitirmezler ve başka birçok benleri üzerine eklerler. Birden fazla hayat yaşamak zorundadırlar. Onlar daha yüksek bir uzviyet kazanırlar ve daha yüksek uzviyet sahibi olmak ta bana kalırsa insan varlığının hedefidir. Bundan başka her tecrübenin kendine göre bir kıymeti vardır. Ve evlenmeye karşı ne söylenirse söylensin, bunun da bir tecrübe olduğu muhakkaktır. Birisi bir kızla evlenecek, altı ay ona ihtirasla tapınacak ve sonra ansızın başka birinin büyüsüne kapılacaktır. Bulunmaz bir inceleme konusudur.”

İşte kitap boyunca var olan ve başta dediğim alevlenme sahnesinde Dorian ile Henry arasında bu diyaloglardan bir çok kez geçer. Kısıtlı kuşkuculuk septizim ve hedonizmin harmanının vücut bulmuş hali Henry, Dorian’ın evrimini bu cümlelerle büyütmüştür.

Dorian’ın Yansıması

”Bilmek her şeyin sonu olur. Çekici olan bilmemektir. sis her şeye harika bir güzellik katar, ama yolunu şaşırtır. Ve bütün yollar aynı sona çıkar. Hayal kırıklığı.”

Henry aslında eleştirmeye açık olmayan bizim iç sesimiz midir? Hayatta birçok şeye dair keskin zekalı cümlelerle Dorian’ı etkileyen Henry, kitabı okuyan bir çok insanı da kendi tarafına çekmiştir. Oscar Wilde her ne kadar kendini insanların Henry sancağını söylese ve kendini aslında Basil Hallward olarak düşünse de, bana göre kendi kapalı düşüncelerinin yansımasıdır Lord Henry. Kendi olması istediği kişinin çöküşünü kendi düşüncelerinin ince dokusu ile yazmıştır. Basil karakteri ise Henry’nin Dorian’ı değiştireceğinden korktuğu için asla ikisinin görüşmesini istememiştir. Oscar kendi olduğunu sandığı adamı, kendi olmak istediği adamla beraber bırakmak istese de bu olmayacaktır. Çünkü düşüncelerinin gizlenmiş halini yansıtan Henry kendi iç dünyasında büyük bir çatışma yaratmıştır.

Kitabın sonlarına doğru ise Dorian’ın Henry’den aldığı son dersi uyguladığını göreceksiniz. Fakat bunu her ne kadar onun yönlendirmesi ile yapmadığını söylese de, Dorian çoktan Lord Henry’nin kuklası olarak bizlere göz kırpmakta ve Wilde’ın mirasını yaşatmaktadır.

+Sahiden kötü bir etkiniz mi var Lord Henry?

-İyi etki diye bir şey yoktur bay Gray, her etki ahlaka aykırıdır..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: