Dünya Edebiyat Ödülleri

Ödül almış bir kitap bir çok okuyucu için belirleyici faktör olabiliyor. Bir çokları içinse genellemenin bireysel edebi zevk ile örtüşmeyeceği yönünde bir algı vardır. Bazıları bir üniversite tarafından verilen ve bazıları dünyanın en eski kütüphaneleri tarafından düzenlenen bu ödüller ülkemizde de büyük oranda mevcut. Fakat o romanın veya öykünün hatta şiirin kimler tarafından birinci seçildiği de önemli bir konu. Geçtiğimiz yıllarda Orhan Kemal Ödülü için bir çok kitap başvurusu yapılmıştı ve bu kitapların değerlendirme süreçleri çok kısıtlı bir zamanı kapsıyordu. Üç aydan daha az sürede yaklaşık 20 bin sayfaya yakın sayfa okumak beş veya altı jüri üyesinin yapabileceği şeyler değildir. Yani demek istediğim bu ödüllerin elbette hak edilenleri var fakat yarışmaya katılan bir çok ödülün tam okunmadığı gerçeği maalesef mevcut. Hatta bunu şiirde de görebiliriz. Yine 2000’li yılların başında bir yarışmaya binden fazla şiir başvurusu yapılmıştı. Bu sürpriz bir sayıydı ve hepsinin zaten elde olan kısıtlı sürede okunması imkansızdı. Sadece bu değil büyük bir sorun daha var, ülkemizde ödülleri kimin hak ettiğini seçenler neredeyse tüm yarışmaların jüriliğini yapıyor. Bu alanda o kişilerin edebi zevk ve tercihlerine göre şekilleniyor. Bir bakıma o kısıtlı çevrede bu ödüller yer buluyor. Bu sözüme ek dünyanın en prestijli ödülü olan Man Booker ödülüne yaptığı çarpıcı bir yorumla Amit Chaudhuri adında bir yazarı haklı buluyorum. Yazar şöyle söylüyor ”Bir ödülün her gün bir kitap okumak zorunda olan bir kurul tarafından seçilmesi fikri kadar saçma bir şey yok”

Ödüllerle ilgili bu kadar karamsar düşünceden sonra elbette ödülleri kazanan kitapların tamamı ile hak etmediğini söyleyemeyiz fakat hepsinin tamamen hak ettiğini söylemekte yanlış olur. Şunu da unutmamak gerekir ki yerli edebiyatımızı bırakıp tüm edebiyatları kapsayan uluslararası ödüllere baktığımızda da yine bu sorunlarla karşılaşabiliriz.

Hugo Ödülü

Hugo Ödülü ilk duyulunca Victor Hugo’nun anısına yapılan bir ödül töreni olarak akıllara geliyor. Fakat bu ödül aslında bilim kurgu ve fantezi alanlarında veriliyor. İsmi de ilk bilim kurgu dergilerinden olan Amazing Stories’in kurucusu Hugo Gernsback‘den geliyor. Bu ödülün özelliği bilim kurgu ve fantastik eserler açısından dünyanın en önemli ödüllerinden biri. Onunla yarışan diğer bir kuruluş ise hiç şüphesi Nebula. İlk ödülün verildiği tarih 1953 yılı itibari ile ödülün verildiği kategorilerde de mevcut bir yükseliş var. Geçmiş senelerde Kralların Merhameti adlı bir kitap okumuştum ve kitap muazzam derece zeki bir dille yazılmıştı. Amerikalı bir Çinli tarafından yazılmış bu kitapta son yılların alışıldık fantastik temalarından eser yoktu. Kitabı daha sonra araştırdığımda 2015 yılında Hugo ödülünü aldığını gördüm. Üstelik kitabın yazarı birazdan bahsedeceğim bir kaç ödülü daha almıştı. Eğer fantastik eserler seviyorsanız Hugo ödülünü kazanan kitaplar tam size göre.

Pulitzer Ödülü

Pulitzer ödülünün tarihi eskilere dayanıyor. İlk verildiği tarih 1917 olmakla birlikte bir çok kişinin bu ödülü alan kitapları okuduğu büyük bir gerçek. Amerikanın en prestijli ödülünü kuran ise  Joseph Pulitzer adında Macar bir gazeteci. Joseph hep hayalini kurduğu bir gazete ve ödül yeri açmak için Columbia Üniversitesi ile anlaşıyor ve onlara çeyrek milyon dolar ödenek veriyor. Bu ödülü tanıdığımız simaların kazandığını söyleyebiliriz; Örneğin; Steinbeck, Hemingway, Harper Lee, Donna Tartt. Ödülü son alan The Overstory adında bir roman. Romanın konusu ise dokuz Amerikalı genç ile ağaçlar arasında geçen bir hikayeyi barındırıyor.

Man Booker Ödülü

Man Booker ödülü her yıl İngilizce diline çevrilmiş kurgulara ödül veren prestijli bir oluşumdur. Bu ödül ilk etapta yani 1969 yılında sadece İngiliz milletler topluluğu ve İrlanda vatandaşlarına veriliyordu. Daha sonradan bu prestijli ödülün diğer bir uluslararası bölümü açıldı. Uluslararası Man Booker Ödülü ismi ile 2005 yılından itibaren bazen iki yılda bir bazen yılda bir ödüller dağıtılmaktadır. Bu ödül İngiltere’de o kadar popüler ki listeye giren yazarlar için bile bu bir ayrıcalıktır. İkinci bir liste olan tıpkı bir yedek liste diyebileceğimiz liste de bile bu durum söz konusu. Bu ödülün sevdiğim yanı ise hakem olan biri daha sonra tekrardan hakem olamıyor. Yani çok düşük bir ihtimal ikinci kez seçilebiliyor. Hakemler genelde akademisyen, yazar, editör veya halk simalarından seçiliyor. Ödülü alan son romanlar ise biri Kanadalı diğeri İngiliz iki kadın. Kız, Kadın ve Diğer kitabı ile Bernardine Evaristo ve Ahit kitabı ile Margaret Atwood. Şüphesiz bu ödülü alan en iyi romanlardan biri ise bir çok kişinin filminden tanıyacağı Pi’nin Yaşamı kitabıdır. Bir Bengal kaplanı ile küçük bir çocuğun okyanustaki macerasını bir solukta okuyacaksınız.

Nebula Ödülleri

Nebula Amerika’da kar amacı gütmeyen bir kuruluş. Her yıl önceki yılın en iyi bilim kurgu ve fantastik eserleri arasında ödüller veriyor. Amerikalıların sahip olduğu diğer bir ödül olan Hugo ile birlikte ülkenin bilim kurguda en büyük iki ödül oluşumu. Öyle ki bu ödülü kazanan her kitabın arkasında veya önünde Nebula Ödülü Sahibi hatta Nebula Finalisti yazdığını görebilirsiniz. İlk ödülün verildiği tarih ise 1966 yılına tekabül ediyor. Önceki yıl için verildiğini söylediğimize göre ilk olarak 1965 yılındaki eserler için bir oylama yapılmıştı. Nebula’nın kategorilerinde ödülü belirleyici kılmak adına farklı bir girişimde bulunulmuş. Roman türü olarak 40.000 sözcükten fazla ve az olmak üzere kısa ve uzun roman türleri mevcut. Öykü türünde de bir ödül havuzu mevcut. Ödül her yıl Amerika’da sayısız hayran tarafından takip ediliyor. Genellikle ödülün verildiği yerler sürekli değişmekle birlikte verildiği tarihler 15 Kasım-15 Şubat hazırlık, Mart ve Mayıs ayları ise ödülün kesin duyurulması.

Goncourt Akademisi Edebiyat Ödülü

Amerika’dan kopup yüzümüzü Avrupa’ya tekrar çevirdiğimizde karşımıza Fransızların tarihi çok eskiye dayanan Goncourt Akademisi Ödülü geliyor. Tarihi çok eskiye dayanıyor çünkü tam tamına 117 yıldır var olmuş durumda. Üstelik küçük bir istisna dışında hiçbir yazar bu ödülü ikinci kez alamamış. Kategorilerine baktığımızda şiir, roman, kısa hikaye ve biyografi dallarını görüyoruz. Ödülün kuruluşu ve ismi ise Goncourt Kardeşler’den Edmond de Goncourt‘dan geliyor. Bu iki kardeşin sıra dışı öyküsünü farklı bir yazıda anlatmak istiyorum ama eserlerini birlikte yazdıkları anekdotunu verebilirim. Ödüle geri döneceksek Edmond zaten soylu bir soydan geliyordu. Evinde daha küçükken ona ve kardeşine bırakılan muazzam bir kütüphane vardı. Ölmeden önce Goncourt Akademi’nin kurulması için mirasını bıraktı ve büyük bir ödül oluşumu var olmuş oldu. Edebiyat söz konusu olduğunda siyasi tartışmaların ve daha bir çok saçmalığın eleştirilmekten korkulmadığı bir özgürlük. Öyle ki Avrupa’nın Afrika sömürülerini açıkça eleştiren bir kitap bu ödülü kazandığında büyük tepkilere yol açtı. Kitabın yazarı Rene Maran, kitabın ismi ise Batouala.

Nobel Edebiyat Ödülü

Listemizin son sırasında tuhaf bir zıtlıkla ilk bildiğiniz ödül yer alıyor. Sadece bununla değil diğer ödüllerin de en eski kurulanı. Tam 1901 yılında dağıtılmaya başlanmış ve ödülü kabul etmeyen tek yazar Jean Paul Sartre. Sigmund Freuud ise ödüle aday olan ama bir türlü alamayan biri. Bunun ardında ödülü onun almasını engellenmesine kadar bir çok şey yatıyor. Tıpkı Goncourt ödülünün mimarı nasıl Edmond ise bu ödülün mimarı ise hiç şüphesiz Alfred Nobel. O ölmeden önce insanlığa fayda sağlayan ve belirli kategorilerde (fizik, edebiyat, fizyoloji..) en iyilerin seçilmesi için büyük bir ödül sistemi yaratmak için çalıştı. Hiç şüphesiz başarılıda oldu. Ülkemizde Orhan Pamuk tarafından kazanılan bu ödül İsveç Akademisi tarafından veriliyor. Üstelik o yıl ne kadar bağış toplanmışsa belirli harcamalarla birlikte ödül sahibine büyük miktar para veriliyor. Bu para ödüllerinin yanı sıra kazanana bir adet altın madalya ve ona özel hazırlanmış bir diploma veriliyor. Ödülü en genç alan 41 yaşında Rudyard Kipling ve en yaşlı alan ise 88 yaşında Doris Lessing‘dir. Ödül bu güne kadar toplamda 112 kere verilmiş. Ödülü son alan ise elinde hali hazırda başka bir ödül bulunduran Peter Handke adında tartışmalarla dolu hayatı olan bir yazar.

Yapabilirler çünkü yapabileceklerini düşünüyorlar


Publius Vergilius Maro

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: