Yaşamlarına Son Veren Yazarlar

”İki ömrüm olsun isterdim; biri yaşamak, diğeri okumak için.”

Ernest Hemingway

Her insanın hayatı aynı şekilde sona erer. Bir insanı diğerinden ayırt eden, nasıl yaşadığının ve nasıl öldüğünün ince ayrıntılarıdır.

Hemingway kuşkusuz Amerika’nın ve dünyanın en büyük yazarlarından biri. Aldığı sayısız ödül ve yazdığı harika romanlar onu edebiyatın ölümsüzlerinden biri kıldı. Yazar bu kadar güçlü eserler üretmesinin yanında bazı psikolojik sıkıntılar içerisindeydi ve yaşamına kendi elleri ile son vermeye karar verdi. Yazarın ölümüne dair bilinen detaylardan biri, en sevdiği tüfekle kendini vurmasıdır. İntiharından birkaç gün önce eşi onu mutfakta bir tüfekle görmüş ve bir süre hastahanede yatmasına karar verilmiş. Hastahaneden çıkan Hemingway, evin deposunda kilitli tutulan silah deposunu açmış ve en sevdiği tüfeği oradan çıkararak intihar etmiş. Bilinmesi gereken diğer detay ise yazarın hem kendisi hem de ailesinin bazı psikolojik sıkıntılar yaşamasıdır. Öyle ki yazarın babası, erkek kardeşi Leicester, kız kardeşi Ursula da intihar etmiştir. Yıllar sonra açıklanan bir haberde ailenin hemokromatoz teşhisi konduğu doğrulanmıştır. Hemingway gibi bir yazarın karmaşıklarla dolu hayatının baştan sona uzun hikayesine buradan göz atabilirsiniz.

Jack London

Ölüm acı vermez; acı veren şey, yaşamdır.

Romanlarında ve kısa hikayelerinde genellikle kendi hayatından izler veren ve yaşadığı tecrübelerden oluşturduğu kitaplarla ünlenen London’ın intiharı tartışmalarla doludur. Öyle ki bunun bir intihar mı yoksa sağlık sorunu nedeniyle olan bir ölüm mü olduğu hala tartışılıyor. Bilinen bir gerçek var ki 22 Kasım 1916’da çiftliğindeki bir kulübede ölü bulunan yazar hayatı boyunca ciddi hastalıklara maruz kalmıştı. Alkol sorunları, dizanteri gibi birçok acı çektiren hastalıklarla mücadele içerisinde olan yazar, son zamanlarda sık sık aşırı morfin alıyordu. Ölümünün bir intihar mı yoksa sağlık sorunlarından mı tartışmaları devam ederken kesin bir şey olduğunu söylemek gerekir; yalnızca 40 yaşına kadar elliden fazla eser üreten yazar, yaşasaydı kim bilir daha kaç klasiğe imza atardı.

Stefan Zweig

Ve sanırım beni ölüm döşeğimden çağırsan, birden ayağa kalkıp sana gelecek gücü bulurdum.

Yaşamı, sürgün yılları, zorlu hayat hikayesi ve unutulmaz eserleri ile büyük bir karmaşıklığı barındıran Zweig’in intiharı büyük bir karamsarlığı barındırıyor. Hitler baskısı ile Avrupa’dan ayrılmak zorunda kalıp Brezilya’ya kaçan yazar, ölmeden önceki Fransız şair Jules Romains’e yazdığı mektupta, ülkesi için duyduğu üzüntüyü ve iç krizini anlatıyor. İkinci dünya savaşının etkileri, Hitler’in Avrupa’yı tamamen işgal edeceği kaygısı ve depresyonla başa çıkamamak en sonunda onu karısıyla birlikte intihara zorladı. İkili 1942 yılında sırasıyla aşırı doz uyku hapı içerek intihar etti. Bugün bu hayattan göçtükleri ev yazara adanarak onun adına özel bir yer haline getirilmiştir.

Heinrich von Kleist

Korkum ne kadar büyük olursa olsun, bir kelimeyle ruhumu avuçlarının içine almıştı.

Heinrich von Kleist, henüz 34 yaşında bir kadına duyduğu bağlılıktan dolayı intihar eden Alman şair, öykü ve oyun yazarıdır. Hayatının son dönemlerinde büyük bir arayışta olan Heinrich, 1809’da Henriette Vogel ile tanışır. İkilinin aralarında gelişen manevi aşk daha sonra Vogel’in yaşadığı rahim kanseri nedeniyle sarsılır. Aynı zamanda Vogel, Heinrich’ten kendini öldürmesini ister ama Heinrich bunu kabul etmeyerek birlikte ölmeye karar verir. İkili arkalarından birer veda mektubu bırakır ve ilk önce Vogel kalbinden vurulur daha sonra Heinrich silahı kafasına dayayarak intihar eder. Alman şair Heinrich, daha önce kız kardeşine yazdığı mektupta hayatın plansız bir şekilde yürütülmesinin zorluğuna dair yazılar yazmıştır ve kendi oyunları yoğun oranda trajedi yüklüdür. Tüm bunlar arkasında bıraktığı sözlerle birleşince, yazarın yaşama pekte hevesli olmadığı anlaşılıyor.

Yasunari Kavabata

Zavallı hissetti kendini ve şöyle mırıldandığını duydu;
Yaşlı erkeğe ölüm, genç erkeğe aşk; ölüm tek bir defa, aşk bilmem kaç defa!

Nobel ödülünü kazandıktan yaklaşık 3 yıl sonra intihar eden Yasunari Kavabata, küçük yaşlarda annesini ve babasını kaybetmiştir. Daha sonra aile büyüklerinin yanına taşınan yazar, burada da herkesi tek tek yitirerek ailesinin yok oluşuna genç yaşlarda şahit olmuştur. 1972’de silahlı ölümlerden farklı olarak gaz ile intihar eden yazarın intiharı kesinlik kazanmış değil. Zor sağlık sorunları, bilinmeyen yasak bir aşk, üç yıl önce yakın arkadaşı Yukio Mishima’nın intiharı gibi birçok sebepten ötürü yazarın intihar sebebi çelişkilerle dolu.

Sadık Hidayet

Lakin tek korkum; yarın ölebilirim, kendimi tanıyamadan.

Kitapları kendi ülkesi olan İran tarafından yasaklanan, hayatı uzun göçlerle geçen Sadık Hidayet, ölümünden önce Fransa’da başka intihar girişimlerinde bulunmuştur. Yazarı tanımlamak ve nasıl bir psikolojide olduğunu söylemek güç fakat en tanınmış eseri Kör Baykuş’u okumak biraz fikir sahibi edinmeyi sağlayabilir. Bugün hala eserleri yasaklanan ve kitap fuarları dahil romanları gösterilmeyen yazar, Paris’te tuttuğu küçük bir evde gazla intihar etmiştir. Cansız bedeninin yanında daha önce yazdığı yazı taslaklarının külleri ile birlikte iyi giyinmiş bir şekilde bulunmuştur. Ayrıca Kör Baykuş incelemesini buradan okuyabilirsiniz.

Çok tekrar edildiği halde, sesine bir türlü alışılmayan meşhur kelime, Ölüm..

Peyami Safa

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: