Chester Bennington’un İntiharı

 ”Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, yalnız kargaşa var.”

Linkin Park 2000’li yıllarda parlayan ve hala milyonlarca hayranı olan özel bir grup, bu grubun solisti olan Chester da 2017 yılından aramızdan ayrıldı, dahası ayrılmak istedi. Bugün onun ayrılışının 3. yıl dönümü, 20 Temmuz. Birçok hayranı için isyan niteliğinde, birçoklarının kendisini babasız hissetmesine yol açan bu intiharda elbette sadece bir tek kişi etkilenmişe benzemiyor. Bundan önce, çıkardığı son albümün beğenilmemesi, henüz çok kısa bir zaman önce yine yakın bir arkadaşının intiharı, bu ayrılışın nedenlerden biri. Arkadaşı Chris Cornell diyoruz çünkü Chester tam da arkadaşının 53. doğum gününde intihar etti ve tıpkı onun gibi kendini asmıştı. Buradaki benzerlikle birlikte onun intiharından çok etkilendiği anlaşılıyor. İkisi de intihar notu bırakmamıştı ama Chester bir röportajında yalnız kaldığı zaman, kendisi ile olduğu zaman gülmediğini, yalnızca dışarıya gülümsediğini söylüyor. Özdemir Asaf’ın ”Nasıl iyi olunur henüz öğrenemedim ama, iyiyimleri yamaladım dilime” demesi gibi sanırım.

Chester arkasında intihar notu bırakmamıştı ama wannart ekibi tarafından onun ağzından yazılmış bir intihar notu okudum ve çok hoşuma gitti. Hayranlarının anlayacağı detaylar birçok cümlede mevcut ve tıpkı onun ruh halini yansıtacak nitelikte bir not.

Her şey tek bir şeyle başlıyor, sebebini bilmiyorum. Ama ne kadar denersem deneyeyim, hiçbir anlamı olmuyor. Tek bildiğim şey, zaman denen kavramın ne kadar değerli olduğu. Gerçekdışı gibi, ama saat ilerledikçe hayatı da peşinden götürüyor.

Dışarıdan güçlü görünüyor olabilirim fakat her şeyi aslında içime atıyorum. Milyonlarca ruhun bulunduğu bir dünyada aslında yalnız hissediyorum. Fakat bilinmesi gereken bir şey var; bütün her şeyden kaçmak daha kolay, kaçıp uzaklaşmak varken neden acı veren bir şeyin yerine o acıyı geçiştirecek bir şey koymak gereksin? Bütün bu acıyla tek başıma yüzleşemem, bu sebeple kaçması daha kolayıma geliyor. Siz de hiç depresyonunuz içinde kaybolmuş hissediyor musunuz? Umutlar yeşertiyorsunuz, ama tek bildiğiniz şey başarısızlıklarınız. Siz de bütün o üzüntülerinizi hatırlıyor ve artık pes etme noktasına geliyor musunuz?

Her şeyin bittiği günü bekliyorum. Keşke dayanmak için gücüm olsaydı, böyle olmasını istememiştim. Her şey tamamen kontrolüm dışı gerçekleşti. İçten içe ağlıyorsun, ‘kurtarın beni’ diye ama son derece yalnızsın orada aslında! Çok istedim bulabilmeyi, kendimi ait hissedebileceğim bir yeri. Hiçbir şey değişmemişken yeniden başlamaya çalışmak, bu hayattaki en zor şey.

Bana gerçekten ulaşmak istediniz mi, söylesenize? Sizin için hiçbir şey ifade etmedim! Rahatlıkla feda edebileceğiniz birkaç küçük şeydim sadece…

İçimde, beni yüzeyin altına çeken bir şeyler var. Beni tüketiyor, kafamı karıştırıyor. İçimdeki karanlıkları kovalıyorum ve bu durumdan beni kimse kurtaramaz… Bu kontrolsüz duygunun hiç bitmemesinden korkuyorum. Daha önce de böyle hissetmiştim, çok emniyetsiz.

Fazlasıyla uyuştum, sizi orada hissedemiyorum! Çok yoruldum. Fazlasıyla denedim ve fazlasıyla yol aldım. Ama her şey bittiğinde, bunların hiçbir anlamı olmayacak. Çünkü bazen çözümler gerçekten de o kadar kolay değildir, hatta öyle ki bazen tek çözüm yolu veda etmektir.

Acı dolu bir kalbim, stresli düşüncelerle dolu bir kafam ve göğsümden taşmaması için zor tuttuğum bir öfkem var. Bu olmak istediğim şey değildi kesinlikle. Sizi uyarmak istemiştim ama kimsenin umrunda olmadı. Her şeyi sesli ve açık bir şekilde anlattım size, ama kimse dinlemedi beni. Çok açık bir şekilde size seslendim ama beni duymak bile istemediniz. Şimdi, hak etmediğim şeyi kaybediyorum.

Bu yüzden sizlere vedamı ediyorum ve yola düşüyorum. Bavulumu hazırlayıp ortadan kayboluyorum. Buradan gidecek daha iyi bir yerim olsa iyi olur çünkü bir daha geri dönmeyeceğim.

Ya da.

Kalmalı mıydım? Acaba gözden kaçırdığım işaretler mi var? Acaba beni daha fazla incitmeden bana yardımcı olabilir misiniz? Ama kırgınım, öyle değilmişim gibi davranmam bu gerçeği değiştirmiyor.

Milyonlarca yıldızın bulunduğu bir gökyüzünden, bir ışık daha sönse kimin umrunda olur ki?

Sizden tek bir ricam var; zamanım geldiğinde yaptığım hataları affedin. Arkamda özlenmem için sebepler bırakmamda yardımcı olun. Boşlukta hissettiğinizde beni reddetmeyin. Beni anılarınızda tutun ve gerisini boşverin.  

”Hiç kimse intihara karar vermez. İntihar bazılarına mahsustur. Onların yaradılışında vardır. Herkesin yazgısı alnına yazılmıştır. İntihar da bazı kimselerle birlikte doğmuştur.”

Sadık Hidayet

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: