Vadim O Kadar Yeşildi Ki

”Vadim öbür dünyaya geçmiş olanların vadisi. Bir zamanlar o kadar yeşildi ki.”

Richard Llewelly’in tarafından yazılan ve asıl adıyla ”How Green Was My Valley” romanı, Galler bölgesinde maden işçisi bir aileyi odak noktası içine alıyor. İngiliz romancılara has dokuları yansıtan, biraz şiirsel, biraz nükteli ve biraz da gerçek dramı anlatan bu kitap, Kraliçe Victoria döneminde Güney Galler’de geçiyor. Kısaca Güney Galler vadilerinde saygın bir maden ailesi olan Morgan ailesinin en küçük üyesi ve baş karakterimiz olan Huw Morgan üzerinden tün yaşanılanlara tanık oluyoruz.

Huw’un daha küçük bir çocukken anlatıma başladığı, büyük bir ailenin içinde yaşanan çatışmalar, dahası vadiyi ve madeni odak noktasına koyan olaylar okuyucuyu içine çekmesi açısından muazzam bir edebi eser. Özellikle Huw’un etrafında gelişen olaylarla birlikte daha geniş bir anlatım sunan kitapta, adeta o dönemin tüm şartlarını ve olaylarını yaşıyoruz. Vadi halkıyla İngilizler arasındaki olaylar, maden işçilerinin grevleri, Dai Bando gibi aykırı karakterler kitabı gerçekten akıcı kılıyor.

Dahası bu roman uzun yılların geçmiş anılarına tanık olduğu için şimdiyi de dramatik bir gerçeklikle anlatıyor. Huw’un dediği gibi, vadisinin bir zamanlar o kadar yeşil olması, ilerleyen yaşına rağmen geçmiş anıları bir çocukmuşçasına tekrar yaşayıp bize anlatması, yazar Richard’ın yaşlar arası anlatım ustalığını göz önüne seriyor. Çünkü roman bir ileri bir geçmiş yaparak, yıllar arasında saklambaç oynuyor.

Genelde İngiliz romanları zaten çok karaktere sahip olabiliyor ve diyaloglar gerçekten de çok çeşitli oluyor. Dickens, Marlowe, Tolkien gibi. Fakat Richard bunu biraz daha ileriye taşımış, karakter bolluğu açısından hem iz bırakacak karakterler hem yardımcı karakterler hem de gündelik yaşamda gördüğümüz tiplerde olan yani hızlı unutacağımız karakterler mevcut.

Roman 1939 yılında ilk yayımlandığında savaş yılları olmasına rağmen uzun bir süre çok satanlar listesinde kalmış, üstelik birkaç yıl sonra filmi çekilmiş ve beş dalda Oscar ödülüne layık görülmüş. Kitabı okuduktan sonra filmi izlemek belki hayal dünyamızda kurduğumuz tiplemeleri köreltebilir fakat filmi de gayet iyi çekilmiş. Ayrıca roman 1940 yılında Ulusal Kitap Ödülü’nü kazanmıştır.

Birkaç alıntı

“Hayatınızda bazen cevabını pekala verebileceğiniz bir soruyla karşılaşırsınız,ama taşı gediğine koyacak kelimeleri bir türlü bulamazsınız. Söyleyecekleriniz size o kadar ruhsuz o kadar budalaca gelir ki, utancınızdan bunları söyleyemezsiniz.”

“Bütün bunların sahibi kim olacak?” diye sordu.
Öfkenin aleviyle benzi solan Ianto sakin bir sesle “Halk” dedi. “Sadece halk. Tanrı dünyayı insanlar için yarattı, bazı insanlar için değil.”

”O mutluluk ki, yaşadığınız süre boyunca ancak
bir ya da iki kez size kendini tattırmıştır. Oysa siz, ağzınızda
kalan o tadı, tıpkı yiyip de hoşlandığınız güzel bir
yemek gibi dişlerinizin arasında somut bir biçimde hissetmek
ister ve bunu tekrar yiyebilmenin hayaliyle yaşamınızı
sürdürürsünüz.”

“Binlerce kitabı dolduran kelimelerin arasında onu avutacak bir kelime aradım.”

Richard Llewellyn

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: