Yazma Dersleri I: Charles Bukowski

”Gerçekten zamanı geldiğinde ve eğer seçilmişsen, kendiliğinden olacaktır ve olmaya devam edecektir, sen ölene kadar ya da içindeki şey ölene kadar başka yolu yok ve asla olmadı.”

Bukowski’nin yazdığı binden fazla şiir, altı roman ve sayısız öykü onun alaycılığı ve gerçeği kirli bir dille yansıtmasıyla harmanlanmıştı. Bu yazma stili onu dünyanın en çok kutuplaşan yazarı haline getirdi. Dahası birçoklarının ya sevdiği ya da nefret ettiği bir yazar olarak hafızalarda yer edinmesini sağladı/sebep oldu. Bu yazıda da kendisi yazar olmak isteyenlere tavsiyelerde bulunuyor, kimlerin yazmaması gerektiğini söylüyor ve kendi yaşantısından birkaç alıntı yapıyor.

1-Sevinçle yazın

”Yazmak bir işe yaramıyor. Ve insanlar bana yazmanın ne kadar acı verici olduğunu sorduklarında anlamıyorum çünkü bu bildiğiniz dağdan aşağı yuvarlanmak gibi. Keyifli.”

Hemingway bir keresinde yazmanın daktilo başına geçip kanamaktan ibaret olduğunu söylemişti. George Martin’de bir söyleşisinde bazen ilham gelmediği için ele avuca sığmadığını belli eden cümleler kullanmıştı. Bukowski de diğer yazarlara yazmanın ne denli zor olduğunu kendisi açıklamış durumda. Fakat sevinçle ve keyifle yapılmadan bu işe katlanılmayacağı da ortada. Eğer bir yazar adayıysanız, disiplin konusunda sıkıntınız yoksa ve ilham bulmakta artık zorlanıyorsanız, kendinize birkaç gün verin. Farklı şeyler yapın ve beyni sürekli aynı şeyi yapmaktan alıkoyun. Bir süre sonra yeni şeyler yavaş yavaş oluşmaya başlayacaktır.

2-Bağlı kalın

”Deneyeceksen sonuna kadar git. Aksi takdirde başlama bile. Bu kız arkadaşını, eşini, akrabanı, hatta aklını kaybetmek anlamına gelebilir. Üç veya dört gün yemek yememek anlamına gelebilir. Park bankında donmak anlamına gelebilir. Hapis anlamına gelebilir.”

Unutulmamalıdır ki Bukowski 10. yılından sonra edebiyat dünyasına tam bir merhaba diye bildi. Diğer birçok yazarda da gördüğümüz üzere, bir işin özü pes etmeyi bırakmamak ve metne bağlı kalmak. İleride kitabım veya öyküm neden okunmuyor diyebilirsiniz, kendinizi eleştirebilir ve kötü yazdığınızı düşünebilirsiniz. Burada Jack London’ın Martin Eden romanını tavsiye ediyorum. Unutmamak gerekir ki birçok başarılı yazar eserlerine bağlı kalmadığı için bizler tarafından tanınmıyor.

3-Sıkmayın

”Yazarken sözleriniz böyle olmalı- Bim! Bim! Bim! Her satır lezzetli küçük bir meyve suyu gibi olmalı. Aynı zamanda güçlü olmalılar, öyle ki seni bir sayfa çevirmeliler.”

Hemen hemen her yazarın söylediği gibi, okuyucuları sıkmamak bu konuda çok önemli. İçinizden bir anda çıkan ilham bombaları sayesinde uzun uzadıya yazılar yazabilirsiniz, felsefi cümleler dizebilir ve olmadık şeylerden konuyla alakasız cümleler çıkarabilirsiniz. Bukowski’nin bu durumda söyledikleri, yeni yazarların her satırlarına birer lezzet dokunuşu bırakmasından geçiyor, bu lezzet bombaları sıkıcılıktan uzak ufak cümlelerle harmanlanıyor.

4-Kaygısız bir şekilde yazın

”Nasıl yazmak istersin, yaratmak istersin? Yapma, eğer bir şeyler içinse deneme.”

Yüzüklerin Efendisi tam 16 yılda tamamlandı. Tolkien bu süre zarfında birçok olay yaşadı, evliydi, birçok çocuğu oldu ve öğretim görevlisi mesleğini hakkıyla yerine getiriyordu. Bu süre zarfında dünyanın en çok satan romanlarından birini, birçoklarına göre dünyanın en iyi serisi çıkarabildi.

Eğer bir yazar bir şeyleri elde etmek isterse ürünü hemen çıkarıp piyasaya sürmek isteyebilir, egosunu tatmin edebilir. Hayallerini süsleyen arabayı satın almak isteyebilir. Ama Bukowski’nin söylediğine göre kaygısız bir şekilde yazılan roman asla beklenti karşılamamalı. Bu eserin niteliğini düşürür ve sizin yazma stilinize zarar verir. Hayalleriniz daha doğmadan suya düşer.

5-Geçmişte kalmadan yazmanızı sürdürün

”Neyle ilgilendiğimi biliyor musun? Yarın gece ne yazacağım. Beni ilgilendiren tek şey bu, bir sonraki şiir, bir sonraki satır. Geçmiş geçmişte kaldı, üzerinde oyalanmak, onu okumak, onunla oynamak ve onu neşelendirmek istemiyorum. Gitti, bitti. Bir sonraki satırı yazamazsan… bittin demektir.

Birçok yazar ilk önce taslağı oluşturur, daha sonra geçmişe giderek onların üstünden oynamalar yapar. Bu çok yaygındır. Eğer yazmaya başladıysanız ve haftalarca aynı yeri okuyup diğer bölüme geçmeye çalışıyorsanız bunu yapmayın. Elbette bölümlerinize göz ucuyla bakıp onları cilalamak iyi olabilir fakat 23. kez bunu yapmak ileride yazılanları köreltmekten başka bir işe yaramayacaktır. İleriyi her zaman düşünün.

6-Bildiğiniz şeyler hakkında yazın

”Berbat bir hayatla kutsanmıştım, hepsi bu. Hakkında yazılabilecek berbat bir hayat.”

Bukowski’nin yazı stili aynı zamanda onun hayatını yansıtıyordu, içmek, depresif geceler, saldırgan tavır.. Tüm bunlar onun romanlarını ve diğer eserlerini süsledi, onu Bukowski yaptı. Yazılarındaki farklı yön onun kişisel hayatıyla da alakalıydı. Eğer kötü bir şeyler yaşamışsanız veya gerçekten kötü bir sırrınız varsa onu yazın, eğer iyi şeyler yaşamışsanız onu da yazın. Ufak bir kıvılcımın hayal gücünüzle harmanlanarak nelere dönüştüğüne çok şaşıracaksınız.

Tüm bunlara rağmen, Bukowski’nin yazar adayları için yazdığı bir şiir de mevcut; yazımızı özetler gibi.

Yani Yazar Olmak İstiyorsun?

her şeye rağmen, içinden gelmiyorsa bırak yapma.
kalbinden, aklından, ağzından ve bağırsağından gelmiyorsa, bırak yapma.
bilgisayar ekranına bakarak saatlerce oturman gerekmişse ya da daktiloya eğilerek sözcükler arıyorsan, bırak yapma. 
para için yapıyorsan ya da şöhret, bırak yapma. 
yatağında olmasını istediğin kadınlar için yapıyorsan, bırak yapma. orada oturmak ve tekrar tekrar yeniden yazman gerekiyorsa, bırak yapma. 
sadece bunu yapmayı düşünmek bile zor bir iştir, bırak yapma. 
başka biri gibi yazmaya çalışıyorsan, unut gitsin.
içinden kükreyerek çıkmasını beklemek gerekiyorsa, o halde sabırla bekle. eğer içinden kükreyerek çıkmazsa, başka bir şey yap. 
Eğer önce karına okumak zorunda kalırsan veya kız arkadaşına ya da erkek arkadaşına veya ebeveynlerine ya da herhangi birine, olmamışsın demektir. 
pek çok yazar gibi olma, kendine yazar diyen binler gibi olma, sıkıcı ve iddialı olma. kendini tüketme.
dünyanın kütüphaneleri senin gibiler yüzünden esnedi. onlardan olma. bırak yapma. 
ruhundan roket gibi fırlamıyorsa, durgun olmak seni delirtmiyorsa ya da intihar ya da cinayet, bırak yapma. 
içindeki güneş bağırsaklarını yakmıyorsa, bırak yapma. 
gerçekten zamanı geldiğinde, ve eğer seçilmişsen, kendiliğinden olacaktır ve olmaya devam edecektir sen ölene kadar ya da içindeki şey ölene kadar
başka yolu yok 
ve asla olmadı.

Şiirin orijinali için buraya tıklayınız.

”Mutlu olanların hepsi uyuyor şimdi, mutsuz olanlara selam olsun.”

Charles Bukowski

Yazma Dersleri I: Charles Bukowski” için 2 yorum

Kendininkini ekle

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: